Yağda ambalajlı ihracat hamlesi

0

Zeytinyağında bu yıl rekoltenin 200 bin ton olması beklenirken, Türk zeytinyağı üreticileri ambalajlı ihracatı artırmak için harekete geçti. Önceki yıl 10 bin tondan 20 bin tona yükselen ambalajlı ihracatın, bu yıl 30 bin ton olacağı tahmin ediliyor.

Balıkesir Ayvalık’ta ilk hasat şenliğinde görüştüğümüz Komili ve Kırlangıç markalarını bünyesinde bulunduran Bunge Gıda’nın Direktörü Erman Erol, ambalajlı zeytinyağının geçen yıl ihracatını ikiye katladığını söyledi. Erol, “Geçen yıl rekolte 295 bin tondu. Bu yıl yüzde 27’lik düşüş var. Ama ambalajlı ihracatın oranı artıyor. Geçen yıl bu oran yüzde 18’di. Bu yıl ise yüzde 30’lara çıkacak. Teşvik ve markaların uğraşları buna ciddi katkı yaptı” dedi.

Vergi ve koruma nedeniyle etnik pazarlar hariç AB’ye giremediklerini dile getiren Erol, “Afrika, Arap Yarımadası ve Amerika pazarına odaklanıyoruz. Katar, Japonya ve Çin gibi ülkelerde tanıtımlar yaptık. Japonya’da marketlere girdik. Bu yıl 2 milyon kişiye ulaşacak olmanın gururunu yaşıyoruz. Çin’de zeytinyağı önemli bir hediye. Ancak bu kısıtlanınca ülkedeki varlığımız azaldı. Türkiye’nin ambalajlı ürün ihracatı sürüyor” diye konuştu.

Erol, Türkiye’nin zeytinyağı ihracatının bu yıl 240 milyon dolar olacağı bilgisini de vererek, şunları söyledi: “Cirosal anlamda da ambalajın payı yüzde 40’larda bulunuyor. Türkiye ihracatın çoğunu dökme olarak yapıyor. Ürün, İspanya ve İtalya gibi ülkelere giderek yeniden ambalajlanıyor. Daha katma değerli olan ambalajlı ihracatı artırmamız gerekiyor. 2016-2017 yıllarında ihracatımız 45 bin ton oldu. İhracatın, 2017-2018 döneminde 75 bin ton olması bekleniyor. Bunun içinde ambalajlı ihracatın oranı ise 30 bin ton olacak.”

Kişi başı tüketim az

Erman Erol, iç pazara da değinerek, 200 bin tonluk üretimin 100-150 bin tonunun iç pazarda tüketildiğini belirtti. Erol, Türkiye’de kişi başı zeytinyağı tüketiminin de 1.8 litrelerde kaldığını, bu oranın İtalya’da yılda 15 litre olduğunu anımsattı.

Türkiye’nin 140 yıllık zeytinyağı markası Komili, Bunge’nin 40 ülkedeki güçlü satış ağının da desteğiyle dünyaya ‘Türk bayraklı’ zeytinyağı ihraç ediyor. Erman Erol, “Bir yandan markalarımızla Türkiye’de zeytinyağı kültürünü geliştirmeyi ve tüketimini artırmayı hedeflerken, diğer yandan da Türk zeytinyağını dünyada rekabetçi hale getirmeyi ve Türk zeytinyağının üstün kalitesini dünyadaki diğer pazarlara göstermeyi misyon ediniyoruz” ifadelerini kullandı.

Fiyat konusunda daha şanslıyız

Bu dönemde Türkiye’de ihracat yapmanın her zamankinden daha önemli olduğuna da işaret eden Ümit Ersoy, ancak sürekli tedarikle bunun mümkün olduğunu kaydetti. Türkiye’de en çok ayçiçeği yağı kullanıldığını  anımsatan Ersoy, “Ayçiçek yağında fiyat dövize bağımlı. Bu nedenle daha fazla zam yapıldı. Zeytinyağının dışarıdan girdisi olmadığı için daha şanslı noktada. Direkt dövize bağımlı değil. Fiyatlar çok artmadı” dedi.

Bölgesel tatlar korunmalı

Bunge Türkiye Yönetim Kurulu Üyesi Ümit Ersoy ise, ülkemizdeki ağaç sayısının İspanya’nın yarısı kadar olduğunu dile getirerek, şöyle konuştu: “İspanya’da 334 milyon ağaç var. Türkiye’deki ağaç sayısı 170 milyon. Ağaç başına 13 kg zeytin çıkıyor. Yağ verimliliği ise 5.5 kg diyebiliriz. Bu ağaç sayısıyla daha fazla rekolteye ulaşabilirdik. Ayrıca bölgesel lezzet ve tadın korunması gerekiyor. Türkiye içinde zeytinler, yağlar hareket ediyor. Tescil gerekiyor. Bir şeyin para kazanabilmesi için farklılık, çeşitlilik lazım.”

Kaynak: Hanife BAŞ – Milliyet

 
Paylas.

About Author

Comments are closed.

%d blogcu bunu beğendi: